KUTB - UL  ALEM   MEVLANA İYAS HAZRETLERİ

     Osmanlı devri ulema ve evliyasından Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilk hocalarından olup nerede doğduğu bilinmektedir. Hicri 911 senedinde dünyadan intikal edip, Rahmeti Rahmana kavuşmuştur.

      Küçük yaşta keskin  zekası ile ilim meclislerine giren Mevlana İyas Hoca Zade Müslihuddin Bursevi ile beraber ders görüp ilim öğrendi. Daha sonra Bursa Sultan Medrese’si Müderrislerinden Hızır Bey’e danişmend (kadınların yanında muavinlik vazifesi gören fıkıh alimi) oldu.Din ve fen ilimlerinden tahsilini tamamlandı.Genç yaşta iken ilimde kemale geldi.Onun bu ilminden haberdar olan Sultan 11.Murad Han,oğlu Mehmed’e hoca tayin etti.Birkaç sene Fatih Sultan Mehmed’e ilim öğreten Mevlana İyas, Zeynüddin Hafi Hazretlerinin talebelerinden Abdüllatif Kutsi Hazretlerinin halifesi olan Arifi Billah Tacüddin İbrahim Karamani’nin hizmetine girdi onun sohbetlerinden istifade etmek için gayret gösterdi.Sıkı riyazetler çekti.İlahi cezbelere,fevzlere  kavuştu. Ledünni ilminden üstad oldu.İnsanlara doğru yolu öğretmek vazifesi verildi.Bursa’ya yerleşti.Pek çok talebe yetiştirip,talebelerinin geçmişini de kendisi karşılar idi.Allahü Teala’nın kendisine ihsan ettiği maldan ihtiyaç sahiplerine bol bol ikramda bulunurdu.Vakitlerini ilim öğrenmek ve öğretmek.Allahü Teala’ya ibadet etmekle geçirdi.Sık sık nasihatlerde bulunurdu.Allahü Teala’nın dinini öğretip onun rızasına kavuşmak için gayret etmelerine tenbih ederdi.

       Sultan Bayazid’i Veli ve Yavuz Sultan Selim Han devri evliyasının büyüklerinden olan Seyyid Velayet Hazretleri anlatır. Hocam Şeyh Ahmet’le beraber Hacca gittik.(Şeyh Ahmet Zeyniler’de  Türbesi olan Abdüllatif Kudsi Hazretlerinin halifesi idi.) Arafat’a doğru yaklaşırken hocam bana Arafat’da namazda imamın sağında duran zamanın kutbudur, dikkat et bakalım onu tanıyabilecek misin dedi.Biraz sonra Arafat’a vardık.Namaz vakti gelince imama en yakın yerde durduk,gördüm ki imamın sağında Mevlana İyas kıyam halinde durur.Bu zat bizim Bursa’da bırakıp geldiğimiz Mevlana İyas’tan başkası değildi.Haccı ifa edip Bursa’ya dönünce bizi karşılamaya gelen dostlarımızdan biri Arafat’da Kutbu Zamanı gördün mü onun kim olduğunu bilebildin mi dedi. Bende gördüm, Mevlana İyas idi dedim. O gece şiddetli bir hastalığa yakalandım ölümüm yaklaştığını hissettim. Sabaha doğru sıhhate kavuştum. O gecenin sabahında hocam Şeyh Ahmet’le beraber Mevlana İyas’ı ziyarete gittik. Evine girdik. Bizi karşılayıp buyur ettikten sonra Mevlana İyas bana pek dikkatli baktı.

        Şeyh Ahmed’e bu kimdir diye sordu. O da evladımız mertebesinde dostlarımızdan efendim dedi. Bunun üzerine Mevlana İyas bu benim sırrımı açığa çıkardı. Bu gece Allahü Teala’ya bunun vefatı için üç defa yalvardım. Fakat Rasüllüllah’ın (s.a.v) ruhi şeriflerinin şefaati bereketiyle ölümden kurtuldu. Bende bunun gerçekten Rasüllüllah (s.a.v) soyundan olduğunu anladım dedi. Sonra yine   bana dönüp sırrı yaymak büyük tehlikedir. Böyle şeyleri yaymaktan sakınıp gizlemek lazımdır dedi. Rahmetüllahi Aleyh Rahmeten vasıa. Cenabı Hak bu pür kusur türabı babi Evliya Necdet’i onların cemaatiyle Kabirde,Mahşerde,Cenneti Alada Haşru ve cem eylesin. Amin.