|
GAVS-ÜL A’ZAM
ŞEYH HAMİDİ VELİ
(SOMUNCU BABA) KADDESELLÂHÜ
SIRRUHÜL ÂLİ
İsmi şerifleri
hamid lakabı Somuncu Baba diye şöhret bulmuştur.Hicri 730/1331 yılında
Kayseri’nin (Akçakaya) köyünde dünyaya geldi.Babası Şeyh Şemseddin Musa
aslen Türkistanlı olup Kayseri’ye gelerek yerleşmiş.Somuncu Baba ilk
tahsilini babasından yapmıştır.Babasının vefatından sonra ilmini daha
geliştirmek ve tasavvufi bilgilerini arttırmak için Kayseri’den Şam’a
giderek (Bayezidi Bestami tekkesinde) bulunan tarikat pirleri ile
sohbetlerde bulunarak uzun zaman riyazetler yaptı ve Bayezidi Bestami’nin
ruhaniyetinden üveysi olarak mana aleminde terbiye gördü.Hızır
Aleyhisselam ile görüşüp ondan ilmileddünni nin esrarını aldı.
Manevi bir emir
üzerine Tebrize ve Tebrizden de Erdebil’e giderek zamanın Gavs-ı Şeyh
Safiyüddün İshak’ın torunu hoca Alaeddin Erdebiliye teslim oldu.Bir müddet
sonra Alaeddini Erdebili‘nin huzurundan tam manasıyla kâmil ve hakikati
Muhammediyeyi hamil olarak ayrıldı ve makamı (Kutbiyyette)iken Bursa ’ya
geldi.Fakat bir ümmi gibi hareket edip,ilminin varlığını kimseye
söylemedi.Bursa ‘da çilehanesinin yanına açtığı iki küçük fırında
pişirdiği bereketli ve lezzetli ekmeklerle halk arasında
sevildi.Merkebiyle dağdan odun getirir onunla ekmek pişirirdi somunlar
mü’minler diye çarşı pazarda tahta üzerinde halka ekmek arz ederdi.Onun
için ona ‘ekmekçi dede’ derlerdi.
Peygamberimiz
(S.A.V.) mana aleminde Emir Sultana bir Ulu Cami inşa edilsin buyurması
üzerine öyle acayip bir bina yapıldı ki gökte melekler dahi binasına
tahsin ve üstadının hüsnü sanayığına ‘aferin’dediler.Bursa’nın Kutbu
Üftade Hazretlerinin keşfine göre beşinci makam olduğu bildirildi.Camii
inşaa edilip bittikten sonra bir cuma günü açılış merasimi yapılacağı ilan
edildi.O gün Yıldırım Beyazıd damadı Seyyid Emir Sultan ,Molla Fenari ve
diğer zevatı kiram camiyi doldurdular.Hafızlar Kur’anı Kerim tilavetini
tamamladıktan sonra ilk hutbenin okunmasını padişah Emir Sultan’a emir
etti.Padişahın(Gavs-ı zaman şimdi aramızdadır) o,varken imamet ve vaizliği
bizim yapmamız uygun olmaz deyip Somuncu Babaya işaret buyurdu.Somuncu
Baba ayağa kalkarak minbere doğru yürüdü.Emir Sultan’ın yanına gelince
,-ey emirim niçin böyle yapıp beni ele verdiniz dedi.Senden ileri bir
kimse göremediğim için öyle yaptım cevabını verdi.Minbere çıkan Somuncu
Baba ,bazı alimler süre-i fatihanın tefsirinde müşkilat çekerler onun için
bu surenin tefsirini yapalım diyerek Molla Fenarinin (Seb-ul Mesani)
isminde yazmaya devam ettiği fatiha tefsirindeki müşkilatı nuru velayet
ile bilip 20 ana ilim üzerine 7 türlü tefsirini yaptı.İlk tefsiri bütün
cemaatin hepsi anladı.İkinciyi cemaatin bir kısmı anladı,üçüncüyü alim
olanlar anladı,dördüncü ve sonraki tefsirleri anlayan yok idi.Cuma
namazından sonra cemaat Somuncu Baba’nın elini öpmekle şereflendi.O gün
Somuncu Baba Hazretlerinin meclisinde 70 kişi Cezbe-i Rahman vasıl oldu.Alleme-i
zaman Molla Fenari Somuncu Babanın bu ilim ve irfanı karşısında hayran
kalmış namazdan sonra Somuncu Babanın evine giderek bizde sizin gibi ehli
ilim ve irfan sahibi nasıl oluruz sorusuna merkebe tersleme binip Bursa
sokaklarında dolaşırsın ilk iş nefsi terbiyeden başlar.Matlubun hasıl olur
deyince Molla Fenari bir miktar tefekkür edip nefsim bunu kabul etmedi
der.Somuncu Baba tenezzül eyleyip buraya kadar geldiniz bizim ilmimizden
müstefit ol diye bir nefes eyler.Molla Fenari ol nefesin tesirinden sure-i
fatiha üzerine öyle bir tefsir yazdıki sonra gelen alimler anlamakta
güçlük çekti.Molla Fenari 5 bin akçem vardır,helal kazanılmış bir
paradır.Bu hususta hiç şüpheniz olmasın size hediye ediyorum dedi.Şüpheden
uzak olduğunu nereden biliyorsun diyen Somuncu Baba 5 bin akçenin içinden
1 akçesiyle ot alıp bizim merkebimiz yiyecekmi görelim dedi.Müridler o bir
akçeyle ot alıp getirdi,merkebin önüne koydu merkep otu kokladıktan sonra
yemedi döndü üzerine bevl etti.Somuncu Baba Ulu Camideki vaaz ve
hutbesinden sonra (Sırrımız faş olup herkes tarafından anlaşıldı)diyerek
bir sabah erkenden yanına Ak Şemseddin ,Kara Şemseddin,Ak
Bedrettin,Kızılca Bedrettin,Muslihıddini,Karamani ve Hacı Bayramı Veli’yi
alarak yola çıktı.Somuncu Baba’nın Bursa’yı terk etmekte olduğunu işiten
Molla Fenari koşarak bir çınarın yanında arkasından yetişti,gitmeyip
Bursa’da kalması için çok yalvardı fakat kabul ettiremedi sonunda
Bursalılar’a dua etmesini istedi.Somuncu Baba bu çınarın yanında Bursa’ya
yönünü dönerek Feyizli,bereketli bir şehir olması ve yeşil olarak kalması
için dua etti,vedalaşarak ayrıldılar.Bu çınarın bulunduğu bölgeye(Dua
Çınarı) denildi.Somuncu Baba Bursa’da 41 yıl kadar kaldı bir daha dönmemek
üzere Bursa’mızdan uzaklaştı gitti.Yanına aldığı Müridleri ile beraber
Aksaray’a geldi.Hamid Aksaray’yı diye şöhret buldu.Aksaray’da Allahü
Teala’nın emir ve yasaklarını bildirmek için uğraştı bir müddet Aksaray’da
kaldıktan sonra büyük oğlu Yusuf-i Hakiki’yi Aksaray’da bıraktı.Küçük oğlu
Halil Taybi-yi ve Hacı Bayramı Veli’yi yanına alarak Şam’a gitti.Oradan
Medine-i Münevvere ye ve Mekke-i Mükerremeye gidip hac farizasını ifa
etti.Hac dönüşünde Somuncu Baba Hacı Bayramı Veli’yi halkı irşad etmeye
Ankara’ya gönderdi.Kendisi küçük oğlu Halil Taybi ile Malatya’nın Darende
kazasına yerleşti.Hicri 815/1412 yılında bir gün dostları ve talebeleriyle
helalaştı iki rekat namaz kıldıktan sonra uzun uzun dua etti ve kelime-i
şahadet getirerek dünyadan intikal etti.80 yaşına kadar mütevazi bir hayat
sürdüğü bilinmektedir.Rahmetüllahi Aleyh rahmeten vasiah.Cenaze namazını
Hacı Bayram Veli kıldırdı.Nurlu kabirleri darendede Şeyh Hamidi Veli Camii
içinde oğlu Halil Taybi ile yan yana yatmakta.Türkiye’nin her tarafından
ziyaretçiler dolup taşmaktadır.Somuncu Babanın temiz neslinden Osman
Hulusi Efendi tarikattaki usul ve adabı sürdürmüş 14.06.1990 yılında
dünyadan intikali ile el-an hayatta olan oğlu Hamid Efendi tarafından
devam ettirilmektedir.
Somuncu Baba’nın
okuduğu bir Kaside ;
Cenab-ı Hak ( CC ) bu
pür kusür turabı babı evliya Necdeti kabirde mahşerde cenneti Alada
onların cematiyle Haşru ve Cem eylesin.
Amin bi hurmeti
seyidi mürselin.
DERLEYEN
NECDET TOPSEVER |